Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kozmogoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evrenbilim - Minval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Tarz, Yol
- Mücbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlayıcı
- Günindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Garp
- Ezcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaca, Başlıca, Belli Başlı Olarak, Esas Olarak; Örnek Olarak
- Ali Tahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lisans, Yükseköğretim
- Böhtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezvirat
- Korkmama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
- İttihat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme, Birlik Kurma, Bir Olma
- Hırsız Anahtarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maymuncuk
- Erdemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksek
- Anma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yâd
- Korna Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinyal Vermek
- Yontmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Tıraşlamak
- Tekerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvarlamak
- Gıcık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Sergiye Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergilemek
- Sittinsene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altmış Yıl, Yıllar Yılı
- Pekiştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiddetlendirme, Takviye
- Gömülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metfun
- Bertaraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Yana, Şöyle Dursun
- Yamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamalamak
- Hit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözde
- Tebaalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Müesses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurulu
- Düzeltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islah, Islahat, Reform, Rötuş
- Esirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutsaklık, Esaret
- Arıtma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasfiye
- Nallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takavlamak, Öldürmek
- Azrail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı
- Göz Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Gezdirmek
- Dostane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostça
- Takaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlama, Başa Kakma
- Devinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldanmak
- Bir Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birtakım
- Fıldır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk
- Pisletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislemek
- Sahan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapılca
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Veli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evliya, Ermiş, Mukaddes, Pak, Sorumlu, Eren
- Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değin, Dek, Derece, Gibi, Aşamasında, Derecesinde, Ölçüsünde
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü