Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ahret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öteki Dünya, Öbür Dünya - Sübvansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destekleme
- Sakıncasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emin
- Oturum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İclas, İkamet
- Mağara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuntu, İn, Kovuk
- Tepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Höyük, Yığın
- Fecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Facia, Musibet
- Hırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mırıldamak
- Sedef Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedef
- Fazlaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokça
- Övünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokalanmak, İftihar Etmek, Temeddün Etmek
- Ortakyönetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koalisyon
- Aldatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al, Hıyanet, Şike
- Entegrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleşme, Uyum, Birleşme
- Fosforlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Parlak
- Ahit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant, Antlaşma, Yemin, Devir, Zaman, Söz Verme
- Düşman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasım, Yağı
- Palyaço kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soytarı, Oyunbaz, Telhek
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Köşesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tunsuz
- Sıçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fare
- Mestur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Kapalı, Örtülü
- Mensubiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişkinlik, Üyelik, İlinti, Çatkınlık, Yakınlık
- Şifa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağalma, Onulma
- Saprofit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürükçül
- Yakacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt, Mahrukat, Karaçıban, Odun, Kömür
- Manyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Müptela
- Aktüellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktüalite
- Spermatozoit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tohum
- Şekva Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak
- Direktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Talimat
- Psikolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinsel, Tinbilimsel, Ruhi
- Çelişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütenakız
- Ayçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günebakan, Gündöndü
- Eğlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezyif
- Tasavvuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemselcilik, Sufilik
- Tamamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Olmak
- Zemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Toprak, Yer, Düzlem, Dayanak, Döşeme, Dünya, Ortam, Temel, Yeryüzü
- Arka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri, Art, Peş, Dal, Dayı, Dip, Ense, Torpil, Üst
- Katletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek
- Maalesef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne Yazık ki, Üzülerek Söylüyorum, Yazık Ki
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü