Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Deyim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabir - Tarumar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak, Karışmak
- Bölümlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınıflandırma
- Gece Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geceleyin
- Mecburiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlülük, Zorunluluk, Gereklik, Zor
- Hıfzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Ezberlemek, Saklamak
- Sınırlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Kısıtlı, Mahdut, Münhasır
- Takdim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Tanıştırmak, Tanıtmak
- Arpacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İt Dirseği
- Kısacası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasılı, Velhasıl
- İhtiva Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek, Kapsamak
- Prediksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet
- Heykeltıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontucu, Yontman, Heykelci
- Dağıtmalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevziat
- Kayınpeder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Susku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût
- İllegal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayrilegal, Gizli, Yasa Dışı, Yasaya Aykırı
- Yeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiyecek
- Bandaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sargı, Bağ
- Ayıklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasfiye
- Danış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşavere
- Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek
- Albalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vişne
- Sulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Koyuvermek, Cıvıtmak
- Gezici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyyar, Gezgin
- Böyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şöylece, Gibi, Şekilde, Bunun Gibi, Bu Biçimde, Bu Yolda, Bu Çeşit
- Sürat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hız, Tempo, Hızlılık, Çabukluk
- İtilaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşı, Anlaşma, Uyuşma
- Başlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi
- Tutuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Kızarmak, Yanmak
- Kaygana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omlet
- Kankırmızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstün, Yaman
- Gardırop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysilik
- Havalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkmak
- Açıkgöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz, Uyanık, Cingöz, Jandarma
- Mahrum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksun
- Solist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solo Okuyan, Solocu
- Merasimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade, Yalın
- Yanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
- Örsek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Perişan
- Yiyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur, Mürtekip, Mürteşi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü