Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dayamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söykemek, Ulaşmak, Uzatmak, Varmak, Vermek, Vurmak, Yaslamak - Adese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Gamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasalanmak, Kaygılanmak, Üzülmek
- Bulgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluş, Keşif, İcat, Bulu, Netice, İhtira, Bilimsel Sonuç, Araz, Semptom
- Nakil Vasıtası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıt
- Turunçgiller kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narenciye
- Enfiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun Otu
- Mızıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızıldanmak
- Şiveli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazlı, Edalı
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Hasar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sur, Zarar, Ziyan
- Ilıklaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıştırmak, Ilıtmak
- Haşinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertlik
- Gayrimakul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma
- Özdeyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vecize
- Dozer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol Düzler
- Taşıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil, Transfer
- Teneffüs Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Tabaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepilemek
- Kastor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kunduz
- Egoizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bencillik
- Cavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Sukut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- İçici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayyaş
- Varak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaprak, Varaka
- Rencide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalbi Kırılmış, İncinmiş
- Kov kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıybet
- Nüfuz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Geçmek, İşlemek, Sinmek
- Eğrice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Sineği, Büvelek
- Anıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sezdirmek, İma Etmek, Telmih
- Kayın Ağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayın
- Parşömen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tirşe, Kâğıt
- Meşhut Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçüstü
- Asıntı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırnaşmak
- Gözükme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezahür
- Kavram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazmun, Mefhum, Karın Zarı, Periton, Fehva, Nosyon
- Lanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Kötü, Kargış, Beddua, Kargıma, Berbat
- Maymun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taklitçi
- Cerge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiza
- Rahatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur, Konfor, Rahat
- Sarsmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Silkelemek, Silkmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü