Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cumhur Reisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumhurbaşkanı - Hükümdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taht
- Dileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica, Talep
- Zahiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüşçe, Görünüşe Göre, Şeklen
- Emcek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meme
- Yer Sıçanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek
- Platonik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Platoncu, Düşsevisel, Eflatuni
- Beşaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müjde, Muştu
- Eşlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekvator
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Yuva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Barınak, Kreş, İn
- Genel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umumi, Yalpı
- Meraklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amatör, Araştırıcı, Düşkün, Enteresan, İlginç, Müptela, Mütecessis, Zevkli
- Olası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümkün, Muhtemel
- Kârgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâgir
- Koloniyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci
- Emniyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenliksiz
- Tınaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- İzlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika, Keçiyolu
- Manav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğerti Satan, Sebzevatçı
- Kinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kindar
- Çatlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara, Aralık, Deli
- Kol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Branş, Dal, Destek, Dizi, Düzen, Grup, Kanat, Karakol, Kısım, Şube, Tutacak
- Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek
- Alakalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilenmek
- Kesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Azaltmak, Biçmek, Bölmek, Dayandırmak, Doğramak, Durdurmak, Gidermek, Kararlaştırmak, Kırpmak, Kötülemek, Parçalamak, Susmak, Yontmak
- Rutubetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemli
- Mekkare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Hayvanı
- Huysuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Çakal, Geçimsiz, Suratsız, Şirret, Ters, Yaman, Yolagitmez
- Yakmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağıt, Brülör
- Jupon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçetek
- Observasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlem
- Sağlanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek
- Buhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tütsü
- Nihai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonuncu, Sonsal
- Anlamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abuk Sabuk, Beyhude, Boş, Herze, Yersiz
- Alacalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca
- Popülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüfus, Varlık
- İkinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Sıradan
- Yazıhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Ofis
- Konvertibilite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrilgenlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü