Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Civan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Genç - Mezeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komik
- Rabıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Bağ, Bağlantı, Düzen, İlgi, İlişki, Komünikasyon, Sıra, Ulaşım, Tutarlık
- Muntazır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Gözlemek
- Yeis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umutsuzluk, Karamsarlık, Üzüntü, Ümitsizlik
- Niyaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarmak
- Epidemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgın
- Yol Azığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolluk
- Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Cephe, Cihet, Huzur, Kanat, Kat, Kenar, Semt, Taç, Tali, Üst, Yer, Yön, Yüz
- Kaktüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlas Çiçeği
- Yaşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akran, Emsal
- Münacat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarış
- Bati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Yavaş
- Koyulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulmak
- Ziya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işık, Aydınlık, Nur
- Pazarlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırışmak
- Seng kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş
- Açı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yön, Görüş, Zaviye, Bucak
- Verimkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Mütalaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlendirme, Düşünce, Görüş, Müzakere, Ders Çalışma, İrdeleme, Fikir, Oy
- Özlenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasret, Özlem
- Sıralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Sıraya Koymak
- Şavalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala, Sersem
- Mısra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dize
- Düş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal, Rüya, Umut, Uyku
- Yonmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontmak
- Dizelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Liste
- Laf Cambazlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Parşömen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tirşe, Kâğıt
- İfrite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadaloz
- Güz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Payiz, Sonbahar, Hazan
- Şakul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekül
- Tanıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Bildik, Tanış, Yâr, Dost
- Argıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçit, Dağ Geçidi, Boğaz, Dağ Boğazı, Derbent
- Debriyaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavrama
- Randevu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluşma, Görüş
- Ari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Hür, Özgür
- Çeltek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak, Yardımcı
- Makul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ussal, Akıllı, Elverişli, Mantıklı, Uygun
- Mezür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü
- Angın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşhur, Ünlü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü