Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sanaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş İnan, Hurafe - Muvazenesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengesiz
- Teadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık
- Nüfuz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Geçmek, İşlemek, Sinmek
- Kumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Plaj, Sahil, Kumluk
- Hazır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişmek
- Kayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Kullanılmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfır
- Hatip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmacı, Aytaç, Natık
- Halsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dermansız, Yorgun, Bitkin
- Şayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşır, Değer, Layık, Uygun
- Yalın Durum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerret
- Kapsama Alanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhata Dairesi
- Ağir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Değerli
- Mesuliyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Yıldız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Kuzey, Şans, Talih, Sitare, Seyyare, Star
- Beden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Gövde, Üst, Üzeri, Vücut
- Merhabalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selamlaşmak
- Lastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korse
- Kararmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahlaşmak, Kederlenmek, Canı Sıkılmak
- Mahdum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Erkek Evlat
- Soruşturma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahkikat, Anket
- Dızlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Soymak
- İsticvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorgu
- Berbat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Kirlenmek
- Kânunusani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ocak
- Peşkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlu, Peçete
- Erendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jüpiter, Müşteri
- Geçirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil
- Peklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Kabız, İnkıbaz
- Gözaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Susmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakit
- Kaburgasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Yılışık
- Tahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Para) Alma, Toplama; Öğrenim, Öğretim
- Taraflar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf
- Revaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlilik, Sürüm, Geçerlik
- Kayağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaypak
- Dışbükey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tömsü, Konveks, Muhaddep
- İyilikbilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadirşinas, Değer Bilir
- Pis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkli, Fena, Karışık, Kirli, Kötü, Leke, Murdar, Zararlı, Sevimsiz, Güç, Lekeli, Mülevves
- Tekâmül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişim, Olgunlaşma, Evrim, Olgunluk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü