Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bulut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endişe, Keder, Ebr, Stratus - Eklektizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmecilik
- Yokluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakirlik, Kıtlık, Açlık, İhtiyaç, Kesat, Adem, Fıkdan
- Müsabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışma, Yarış
- Kayınvalide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynana
- Otizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçekapanış
- Muttasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan, Bitişik, Biteviye, Aralıksız
- Çevriliş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darbe
- Müsavat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşitlik, Beraberlik
- Kahır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Sıkıntı, Dert, Yok Etme, Ezme, Perişan Etme, Mahvetme
- Sembol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrak, Remiz, Simge
- Seslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak
- Mecbur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Tüh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıklar Olsun
- Kırpıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinti
- Yakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Okyanus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umman, Talay
- İlk Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acil Yardım, Tacilî Yardım
- Ergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr
- Tariz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Saba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esinti
- Ya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bes, Evet, Veya
- Güdü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saik
- Aptal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Bön, Ahmak, Akılsız, Zekâ Yoksunu, Alık, Alık Salık, Avare, Derbeder, Dingil, Geri, Salak, Serseri, Şapşal
- Cihannüma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kule
- Uyuşturucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden
- Mübadele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişme, Değişim, Değiş Tokuş
- Pompa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişireç
- Koruncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Bibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hala
- Kenetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bentlemek, Bitiştirmek, Kilitlemek
- Fışkırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Kurs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çörek, Ağırşak
- Ağırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ağırbaşlılık, Salmak, Baskı, Etki, Kalın, Külfet, Rehavet, Sorumluluk, Takı, Tartı, Yük
- Görülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlanmak, Seçilmek
- İlerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Kalkınmak, Yürümek
- Yanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı, Duygulu, Kebap, Yanmış, Kavruk, Acılı
- Alicengiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz, Düzenci, Hileci, Üçkağıtçı Kişi
- Taltif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Okşama, Gönül Hoş Etme, Ödüllendirme
- Başsağlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taziye
- Âmâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli, Kör
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü