Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek, Anlamak, Çakmak, Hatırlamak, İnanmak, Paykamak, Sanmak, Saymak, Tanımak - Haleldar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Sarsmak
- Unutulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küllenmek
- Tuf Tuf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuhalamak
- Vukuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olaylar, Ahvalat, Hadise, Olanlar, Olgular
- Kısma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısıntı, Taksir
- Bağışlayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendim, Pardon
- Yetinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdare, İktifa, Kanaat
- Müsaade Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütfetmek
- Tutanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zabıt, Zabıt Ceridesi, Zab Varakası, Rapor, Mazbata
- İyilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, Nimet, Salah, Kayra, Kerem, İnayet, Esenlik
- Kaldırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki, Tretuvar
- Sözcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelime, Lügat, Söz
- Mesafelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Teeddüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma
- Sarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solgun, Soluk
- Temel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Çizgi, Esas, Gerçek, Kök, Omurga, Özül, Taban, Üs, Zemin, Başlıca, Baz
- Yapılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak
- Bedevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- Ses Soluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Patırtı
- Yabancılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadırgamak
- Emektaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Birliği, Teşrikimesai
- Ansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Birdenbire, Ani, Anide, Aniden, Ansız, Apansız, Apansızın, Dangadak, Defaten, Durup Dururken, Fücceten, Gürpedek, Larp, Larpadak, Patadak, Pattadak, Rappadak, Şakkadak, Şapadanak, Şappadak, Şırakkadak, Bedaheten, Fücceten, Nagehan, Vehleten, Gafleten, Ani Olarak, Nagehani, Hiç Beklenmedik Bir Anda
- Çullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abanmak, Tedirgin Etmek, Tebelleş Olmak
- Kıvançla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnuniyetle
- Ruhbilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Psikoloji, Tinbilim
- Dışarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayır, Hariç, Taşra
- Tevessül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Girişmek
- Rejisör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetmen
- Vesile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden, Fırsat, Tav, Anahtar, Bahane, Münasebet, Sebep
- Çit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeper
- Ayak Tabanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aya
- Leziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzetli, Hoş, Güzel, Zevkli, Latif, Tadımlı
- Mahfaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunak, Mücre, Sandıkça, Kavza, Kap
- Azaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiltmek, Çıkarmak, İndirmek, Budamak, Düşürmek, Kesmek, Kısmak
- İçten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, Samimi, Yürekten
- Kalay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfür
- Misafirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukluk
- Tamlayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirten, Tümleyen, Tayin
- Âraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirtiler
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü