Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tamag kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem - Yumuşaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet, Müsamaha
- Sömestri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl, Dönem
- Şube kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Dal, Kol, Bölüm
- Boyalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyanmış, Süslü
- Sarmaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılgan
- Tekdüze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuru, Yeknesak, Monoton
- Abırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalı, Hürmetli, İsmetli, İtibarlı, Münasip, Namuslu, Nüfuzlu, Selikalı, Utangaç, Yakşı
- Tevkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoyma, Tutuklama, Durdurma, Tutma
- Dikizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetlemek
- Haris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doymaz, Aç, Açgözlü, Hırslı, İstekli, Soğumsuz
- Kısıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırmak, Sınırlamak, Tahdit Etmek, Hacir Altına Almak
- Mahmurlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzülmek
- İlköğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğrenim, İptidai Tahsil
- Lezzetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leziz
- Cılızlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurumak, Zayıflamak
- İsticar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiralamak
- Canevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
- Mahkûm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümlü, Mecbur, Cezalı
- Misk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mis
- Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Asmak, Atmak, Dayanmak, Döşemek, Emmek, Germek, Giymek, İçmek, Kaldırmak, Katlanmak, Koymak, Öğütmek, Örtmek, Sarmak, Söylemek, Taşımak, Vurmak, Yollamak
- Yakışıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Kıvrak, Yaraşıklı
- İşbirliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşriki Mesai
- Vatoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kedibalığı
- Kararlayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlama
- Mübareze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Mücadele
- Avadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demirbaş
- Yetişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Büyümek, Dayanmak, Erişmek, Gelişmek, Gitmek, İdare Etmek, Olmak, Öğrenmek, Takip Etmek, Ulaşmak, Uzanmak, Üremek, Varmak, Vasıl Olmak, Kafi Gelmek
- Tükenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Erimek, Geçmek, Sönmek, Hiç Kalmamak, Sona Ermek
- Diyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülke, Memleket, Dünya, İklim, Yurt
- Gözükme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezahür
- Kürk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocuk
- Hırıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga
- Kari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyucu, Okur
- Özgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbürü
- Yetki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salahiyet, Hak, Mezuniyet
- Hızla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Pus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğu, Sis, Ağartı
- Sağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savdırmak, Teşfiye Etmek
- Benlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik, Şahsiyet, Kendilik, Gurur, Kibir
- Sakınımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedbirli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü