Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Belgit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senet, Burhan, Hüccet, Delil - Oldukça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Epey, Nispeten, Hayli
- Ruşen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Tarife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtmalık
- Atlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak, Düşmek
- Tahdidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlamalar, Kısıntılar
- Belgesel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokümanter, Senetli
- Düzeltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarmak, Toplamak, Yapmak
- Filan Falan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Falan Filan
- Yosma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genç, Şen, Güzel, Taze, Fettan (Kadın)
- Fener kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askı
- Bir Lahzada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Riyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkanlık
- İstimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanma
- Hafakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Açlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıtlık, Yoksulluk
- Aracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasıta, Arabulucu, Komisyoncu, Simsar
- Artırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Bırakmak, Mübalağa Etmek
- Meta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mal, Ticaret Malı, Sermaye
- Çukur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezar, Çökük
- Çevirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri Yapmak, Döndürmek, İdare Etmek, İhata Etmek, Kuşatmak, Muhasaraya Almak, Sarmak, Tercüme Etmek, Vermek, Yönetmek
- Ulaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrak
- Ferment kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maya
- Omuz Omuza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Sempozyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Şöleni
- Ödenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aidat
- Delege kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Murahhas, Elçi, Nümayende
- Sıcak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsti, Hamam
- Açıölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletki, Gönyemetre
- Harap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkık, Bitkin, Laçka, Perişan, Viran, Yorgun
- Dökülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Düşmek, Hasta Olmak, Kaplamak, Ulaşmak
- Acıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acmak
- Konvoy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafile, Bölük, Katar
- Yıkılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Mezun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirmiş, İzinli, Yetkili
- Esbak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Geçmiş
- Eksikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın, Muhtaç, Gereksinli
- İnsan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can, Fert, Adam, Beşer, İn, İnsanoğlu, İsim, Kişi, Ölümlü, Sima
- Yozlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Dejenere Olmak, Tereddi Etmek, Dönüşen, Özünden Uzaklaşmak
- Hasret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlem, Tahassür
- Hakem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıcı, Yargıç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü