Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bando kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızıka, Takım, Topluluk - Sivri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Palamut, Batıcı
- Uzun Etek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapşal
- Kemre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gübre, Tezek
- Esenleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selam
- İstikamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rota, Yön
- San kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mertebe, Şan, Şöhret, Unvan, Ün
- Dar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ensiz, Kıt, Elverişsiz, Zorlukla, Ancak, Az, Ev, Mahdut, Sıkı, Yetersiz, Yurt
- Duhul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giriş
- Hassaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilhassa, Özellikle
- Şişirme Haber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma
- Ayrışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türlü, Çeşitli, Ayrı Türden, Çeşit Çeşit, Muhtelif, Heterojen
- Harp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Savaş, Muharebe
- Lekesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz
- Muzaffer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yengici, Yenmiş, Üstünlük Elde Etmiş, Utkulu, Utkan
- Kadın Berberi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuaför
- Âşık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Modernist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenilikçi
- Kovuşturulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takip
- Bölüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Çağ, Devir, Fasıl, Göz, Kesim, Kısım, Kol, Kürsü, Departman, Seksiyon
- Dupduru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berrak
- Koyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin, Katı, Tok, Yoğun
- Hevessiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteksiz
- Bağırsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Sırnaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek, Kır Sakız Olmak
- Rastlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek, Karşılaşmak, Rast Gelmek
- Bulunmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksilmek
- Yeğinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiddet
- Çapa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ketmen, Külünk, Lenger, Levber
- İrca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Halk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, El, Kamu, Folk
- Trafik Magandası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otoş
- İhtiyaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinim
- Uzanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Nitelik, Ölçü, Özellik
- Bakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Ahvalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuat
- Ötelenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal
- Cücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Tomurcuk, Civciv
- Peşin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndül, Önce, Önceden, Önden
- Rabıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Bağ, Bağlantı, Düzen, İlgi, İlişki, Komünikasyon, Sıra, Ulaşım, Tutarlık
- Aksiseda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü