Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaval - Pilot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçman
- Rükû kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öne Doğru Eğilme, Namazda Elleri Dize Dayayıp Eğilme
- Dolan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Mütehammil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Nükleer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdeksel
- Musallat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak, Tutmak, Yapışmak
- İsim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ad, İnsan, Kişi
- Adına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesabına, Namına, Yerine
- Şeytanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile, Kurnazlık
- Hücre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göze
- Gözetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Nezaret
- Güleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güler Yüzlü, Mütebessim
- Setretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlemek
- Zammetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmak
- Kovan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı Peteği, Arı Teknesi, Yayık
- Dayanışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütesanit Olmak
- Diretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnat
- Tiksinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefret Etme, İğrenme, İkrah, Nefret, Tiksinti
- Takbih Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıplamak
- Mukavves kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri
- Birisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biri
- Başıbozuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzensiz, Gelişigüzel
- Okumuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuryazar, Aydın
- Mit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylence, Efsane
- Şapşal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala, Özensiz
- Cangıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa
- Taklitçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıcılık
- Serzeniş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Çalkantılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Yaygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pala, Sergi
- Üzüntülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Sıkıntılı, Dertli, Dokunaklı, Üzücü, Müteessir, Yanık, Yaralı
- Üzülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir, Üzgün
- Belli Başlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Meddücezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Tasni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suni, Uydurma, Yapma
- Töz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cevher, Kök, Temel
- Ülgüç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jilet
- Gücük Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şubat
- Cisim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde, Gövde, Beden, Vücut, Varlık
- Sarsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enayi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü