Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hapis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapishane, Mahpus, Alıkoyma - Takviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamlaştırma, Destek, Pekiştirme, Kuvvetlendirme, Berkitme, Güçlendirme
- Org kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erganun
- Onarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamirat, Tamir, Restore Etme
- Temas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değinim, Dokunma, İlişki, Görüşme, Münasebet, Ulaşım, Değme, İlişki Kurma, Bağlantı, Ulaştırma, Bahsetme
- Yoğun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesif, Sıkışık, Kalabalık, Dolu, Ağır, Çok, Derin, İri, Kaba, Kalın, Koyu, Sıkı, Şişman, Tombul
- Kemikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska
- Batkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İflas
- Zırdeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın
- Buhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tütsü
- Otomobil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araba
- Öğütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Çiğnemek, Ezmek
- Uzaklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırmak
- Tafra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenme
- Rabbani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrısal
- Batmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Müteessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkilenmiş, Üzülmüş, Üzüntülü, Etkilenen, Yerinmiş, Acımış
- Laptop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizüstü
- Kurulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yozlaşmak
- Karamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Kötülemek, Lekelemek, Yermek, Kovlamak, Bakmak, Gözetmek
- Namus Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç
- Kaltaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarlatan, Yalancı, Namussuz, Hileci
- Kötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Aşağı, Aşırı, Berbat, Çok, Döküntü, Duman, Fena, İbret, Kaba, Kaput, Kara, Kör, Melun, Nadan, Nahoş, Pis, Sıfır, Şer, Tehlikeli, Yaman, Yaş, Endişe Veren
- Kutlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlulamak, Tebrik Etmek
- Gevşeklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rehavet
- İmza Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol Çekmek
- Gezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaştırmak
- İşletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstismar Etmek, Kullanmak
- İsmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus, Arılık, Dürüstlük, Temizlik
- Bunamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hariflemek
- Kirletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Becermek, Lekelemek, Pislemek
- Neciplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalet, Efendilik
- Ab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Berhava Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etmek
- Yandaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişik
- Biz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tığ
- Butlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haksızlık
- Ebleh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Alık, Akılsız
- Tedirginlik Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- İtham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Suçlu Görme
- Fiskos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pıçapıç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü