Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Seminer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grup Çalışması; Kurs - Muhtekirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun
- Dümbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümbelek
- Bileşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terkip
- Veteriner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baytar
- Silahçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusatçı
- Örekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mimar
- İyelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mülkiyet, Sahiplik
- Meşgul Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Otlamak, Uğraşmak
- Yansıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, İletmek
- Anlı Şanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel, Ünlü
- Barışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazar, Müsalemet, Hazari
- Antlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavele, Nişancı, Pakt
- Solgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarı
- Periferi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Kıyı, Uç
- Özel Olarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hususen
- Cehennem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamu, Tamag, Tamağ, Tamuk, Tamug
- Faydalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararlanmak, İstifade Etmek
- Daraba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepenk
- Münazaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Düşmanlık, Kavga, Münakaşa
- Tatmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doygunluk, Doyum, Kanaatlenme, Kanıktırma, Sağlama
- Yemeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tülbent, Çit, Değirmi, Yazma, Ayakkabı
- Sahtekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hileci, Düzmeci
- Batın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karın, Göbek, Kuşak, Üren, Döl, Nesil, Gömlek
- Daralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Sıkılaşmak, Bunalmak, Azalmak, Küçülmek, Zayıflamak
- Fariğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Kararsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekimser, Değişken, Karmakarışık, Mütereddit, Oynak, Düzensiz, İkircimli
- Başvurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat
- Sahici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek
- Böcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böcek, Kurt
- Rezalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepazelik, Maskaralık, Rezillik, Skandal, Laskaralık
- Bilecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ukala
- Israr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnme, Üsteleme, Üstünde Durma, Bekinme
- Bungunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Lektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Muzlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Karanlık
- Diuca Speculifera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzulkuşu
- Yaptırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceza, Müeyyide, Kanun, Kuvvei Müeyyide
- Tombul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tulum, Yoğun, Yuvarlak, Şişmanca, Dolgun
- Tapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabut
- Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devam, Kesim, Kıta, Tane, Kısım
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü