Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Amma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ama - Açımlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerh
- Fon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipyüz, Alt, Görüntü, Kaynak
- Deklarasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri, Bildirme, Duyurma, İlan Etme
- Bu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşte
- Tat Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil
- Akşam Namazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam
- Darlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daralmak
- Şayia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayıntı, Söylenti
- Prodüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretim, Yapım
- Tutsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasiyet
- Net kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Seçik
- Ayran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katık
- Satvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlu, Sindirici Güç
- Havale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlama, Devretme, Yüzetme, Göçürme
- Mütezayit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artan, Çoğalan
- Rastoluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diletlik
- İçi Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kof
- Berhayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Yaşayan
- Onarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamir
- Siyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasa, Politika
- Gurup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batma, Batış
- Pabuç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabı, Başmak
- Hava Meydanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havalimanı
- Kostak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabadayı, Kibar, Yakışıklı, Yiğit, Yürekli, Zarif, Çalımlı
- Tek Yazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Monografi
- Papatya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çobanyastığı
- Kapasite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığa, Yeti, İmkânlılık, Kabiliyet, Yetenek
- Besteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bestekâr, Kompozitör
- Deryadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlü Geniş, Her Şeyi Hoş Gören
- Haşarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaramaz, Nadinç, Ele Avuca Sığmaz, Huysuz, Azgın
- İhtiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınım, Yedek
- Filiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün, Töz
- Nihan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli
- Softalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnazlık
- Temaşacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyirci
- Değersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Önemsiz, Soysuz, Cılız, Derme Çatma, Döküntü, Hakir, Hasis, Havai, Hor, İçi Boş, Kepaze, Küçük, Müptezel, Vıcık Vıcık
- Dayanamama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaaf
- Dert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Çile, Elem, Gaile, Hâl, Kambur, Kaygı, Keder, Kor, Sorun, Ur, Üzüntü, Yara, Süreğen Hastalık
- Akarca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Akarsu, Kemik Veremi, Kaplıca, Fistül, Sürekli İşleyen Çıban
- Bakanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret, Vekâlet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü