Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Âmâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli, Kör - Lekelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirletmek, Suçlamak, Kötülemek
- Avarız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Uyutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Kızışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiddetlenmek, Hareketlenmek, Artmak, Hızlanmak
- Talimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Direktif, Emir, Yönetmelik
- Koordinasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşgüdüm, Alakalandırılma, Alakalandırma
- Haşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylamak, Azarlamak, Dalamak
- Bahçıvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağban
- Hareketlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinme
- Mahrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Sırdaş, İçre, İnal
- Pufla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarık, Yumuşak, Kaba
- Yüzükoyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzüstü
- Rençber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi
- Müteselli Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak
- Darphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para Basılan Yer
- Mamulat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürünler, Mamul
- Hunhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasap, Kana Susamış, Kan Dökücü
- Kabızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabız
- Emreylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak
- Mil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balçık
- Yadırgatıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuhaf
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Efkârıumumiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai Fikir, Kamuoyu
- Despotluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstibdat
- Alışılmadık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü
- Telkih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşı
- Acılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Hademe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevli, Odacı
- Veziriazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadrazam
- Zati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaten, Doğrusu, Aslında, Esasen
- Kimesne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimse
- Lakırdıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan, Geveze
- Müşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge, Mareşal
- Efkârlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak, Kaygılanmak
- Masnu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Sahte, Uydurma, Yapma
- Mürtefi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Eskort kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma, Muhafız Takımı
- Dokunan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışık
- Enik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Küçük
- Yağcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Yaltak, Yalaka
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü