Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Alengir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Fiyaka, Gösteriş, Hile, Tuzak - Kaşındırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isırmak, Yemek
- Tamamiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümüyle
- Çiçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gül
- Dokuz Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Sası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmuş, Mütefessih
- Objektivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnellik
- Muhayyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayali, Hayal Edilmiş, İmgelenen
- Haliç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koy, Körfez
- Özdevim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomatizm
- Muhkem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Gürbüz, Katı, Kıskıvrak, Sağlam, Tıkız, Sağlamlaştırılmış, Berk
- Turlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak
- Spermatozoit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tohum
- Günindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Garp
- Lökosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akyuvar
- Umar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare
- Bayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı
- Candan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenlikli, İçten, Samimi, Yürekten, Gönülden
- Kemer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayış, Kuşak
- Kaşkaval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Sersem
- Kulluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol
- Deklarasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri, Bildirme, Duyurma, İlan Etme
- Levazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Araç
- Lağım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanalizasyon, Sıçan Yolu, Geriz
- Yetki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salahiyet, Hak, Mezuniyet
- Gelişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Tekâmül, İlerlemek, İnkişaf Etmek, Palazlanmak, Parıldamak, Serpilmek, Şişmanlamak, Yetişmek
- Çağdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Modern, Uygar, Çağcıl, Asri, Muasır, Hemasır
- Kifayetlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktifa
- İstop Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak
- Büyüklenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun, Gurur, Kasıntı, Kibir, Kurum, Tavır, Tekebbür
- Şekvacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Cüda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrı, Uzak
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Karışıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzensizlik, Kargaşa, Fesat, Fitne, İhtilal, Keşmekeş
- Bezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıkmak, Usanmak
- Refah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Gönenç, Genlik, Geçim Genişliği
- İmparatorluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlhanlık
- Kibarlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelmek
- İyicene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokça
- Sıvık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıcık Vıcık
- Dal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Bölüm, Arka, Boyun, Branş, Budak, Çıplak, Ense, İhtisas, Omuz, Şube, Yalın, Birlik, Sırt, Düz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü