Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Kardeş - Kayırıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltimasçılık
- Öğür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taydaş, Akran; İstinas Etmiş; Menus; Takım, Derinti, Fıkra, Zümre
- Canlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirilik, Güçlülük, Etkinlik, Cıvıltı, Cümbüş, Faaliyet, Ruh
- Bayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Alevlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harlamak, Öfkelenmek
- Mevlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah, Sahip, Malik, Efendi
- Kurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Çalım, Gösteriş, Gurur, İs, Kasıntı, Kuruluş, Müessese, Tekebbür, Tesis, Büyüklenme, Azamet
- Hidrofor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Subasar
- Kapik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpek
- Bağlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, İlişik, İntisap, Sadakat, Sevgi, Tabiiyet, İlgi
- Kararlayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlama
- Lezzet Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazzetmek
- Aşinalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışıklık
- Korkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Kritik, Netameli, Tehlikeli, Vahim
- Hemoroit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basur
- İçtimaiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu
- Bilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek, Anlamak, Çakmak, Hatırlamak, İnanmak, Paykamak, Sanmak, Saymak, Tanımak
- Paycı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hissedar
- Çopra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balık Kılçığı; Sık Çalılık
- Uydurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becermek, Bulmak, Elde Etmek, Sağlamak
- Kesim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Bölge, Bölüm, Endam, Kesit, Kısım, Parça, Pazarlık
- Andırış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Analoji, Benzeşim
- Evlat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Kız, Soy, Çocuk, Çocuklar, Döl, Yavru
- Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Senet
- Kut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bereket, Mutluluk, Uğur, Mut, Saadet
- Tarımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zirai
- Mağrur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünçlü, Gururlu, Kurumlu, Konur, Burnu Büyük
- Yürekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, İçten
- Kotra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelkenli
- Memuriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emekçilik, Memurluk
- Yoğaltım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketim, İstihlak
- Binaenaleyh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bundan Dolayı, Dolayısıyla, Buna Göre, Bunun İçin, Bundan Ötürü, Bunun Üzerine
- Diri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Sağ, Güçlü, Zinde
- Yaralı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecruh
- Yaver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı, Emir subayı
- İnput kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girdi
- Lemis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunma
- Rezalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepazelik, Maskaralık, Rezillik, Skandal, Laskaralık
- İyice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pir, Sıkı, Yakinen
- Müsriflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurganlık, İsraf
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü