Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Afi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Çalım, Caka, Fiyaka - Şu Anda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şu Vakit, Şu Tapta
- Uğraşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşgale
- Mai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mavi
- Irgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Sarsmak; İlgilendirmek
- Ödemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayılmak, Dökmek, İfa Etmek, Vermek, Tediye Etmek, Tazmin Etmek
- Kalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Durum, Patron
- Meşk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Egzersiz
- Başarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffakiyet, Sükse
- Genelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamim, Sirküler
- Evet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beli, Efendim, Oldu, Olur, Peki, Tamam, Ya
- Nezretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adamak
- Boşuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abes Yere, Beyhude, Boş Yere, Gereksiz, Nafile, Nahak, Yararsız Yere, Tevekkeli
- Uygulanmaz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkmak
- Aygıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz, Araç, Alet
- Saygılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hürmetli
- Buyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emir, Ferman, İrade, Egemenlik
- Tecrübe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Deney, Deneyim, Sınama, Görgü
- Embriyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğulcuk
- Uygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elverişli, İyi, Makul, Munis, Mutabık, Muvafık, Münasip, Müsait, Şayan, Şık, Tatminkâr, Usturuplu, Yarar, Yaraşıklı, Yerinde, Yakışır, Yaraşır, Uz, Yararlı
- Hususen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle
- Tan Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufuk
- Gedikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimi, Kıdemli, Sürel, Temelli
- Sümbül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başak
- Başkası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diğerleri, Ötekisi, Öbürü
- Dantelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalı
- Dayanak Noktası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak
- Çıkma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Eski, İsabet
- Memişhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuvalet
- Naçar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz, Düşkün, Zavallı, Umarsız
- Sergileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhir
- Daimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Devamlı, Temelli, Kalıcı, Baki, Gedikli
- Yağcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Yaltak, Yalaka
- İspatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, Kanıtlamak
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Eksperyans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyim
- Kostik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşındırıcı, Yakıcı
- Kayıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazım, Araç, Eşya, Not, Şart, Yiyecek
- Fosil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıl
- Umursamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek, Meraklanmak
- Bulaşmış Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü