Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�tilitarist ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Nazara Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamanlamak
- Ağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiloca Fazla, Değerli, Güç, Yüklü, Yavaş, Yoğun, Ağırbaşlı, Alçak, Ciddi, Çetin, Dokunaklı, Gösterişli, Güç, Kırıcı, Korkulu, Oturaklı, Tehlikeli, Vahim, Veznin
- Ponpon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskül
- Cevaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzin, Müsaade
- Kokart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirtke
- Yabanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik
- Boylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endamlı, Uzun Boylu, Boylu Boslu
- Lipom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağur
- Efkârlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünceli, Tasalı
- Terbiyelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmek
- Kısıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırmak, Sınırlamak, Tahdit Etmek, Hacir Altına Almak
- Âlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Cihan, Evren, Eğlence, Acun, Herkes, El Gün, Başkaları, Eller, Yabancılar, Çevre, Hava, Ortam
- Yaşam Öyküsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Rahatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek
- Nobran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nadan, Kaba, Sert, Gönül Kırıcı
- Vesvese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Şüphe, İşkil, Evham, Kuşku
- Fak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapan, Tuzak
- Seçilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzide, Seçme
- Kostak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabadayı, Kibar, Yakışıklı, Yiğit, Yürekli, Zarif, Çalımlı
- Bek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı, Sağlam, Sert
- İhtiyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlılık, Güçsüzlük, Zayıflık
- Sıfıra İnmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Olmak
- Hatırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anımsamak, Anmak, Bilmek, Bulmak, Çıkarmak, Dönmek
- Okyanus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umman, Talay
- Dingildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Kuşkulanmak, Oynamak, Sallanmak
- Ülgüç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jilet
- Barikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Ulus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Millet
- Malumatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz
- Künde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Köstek, Oyun, Tuzak
- Yeğlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüçhan
- Makas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirsek, Kaycı, Sındı
- Kısmık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri
- Mütareke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateşkes, Bırakışma
- Eksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Negatif, Nakıs
- Gözü Kara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaretli
- Sempozyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Şöleni
- Kokoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züğürt
- Güdüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk, İdare
- Sütnine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daye
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü