Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�r�mce ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Otizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçekapanış
- Sızanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivilce
- Saldırış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Hamle
- Kâtip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekreter, Yazman
- Yetkili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezun, Salahiyetli, Salahiyettar, Sorumlu
- Radikal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten, Köklü, Kesin, Köktenci
- Patika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keçiyolu, Çığır
- Türel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuki
- Bir Cür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş
- Halis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz, Katışıksız, Arı, Saf, Katkısız, Süzün
- Davetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrıcı
- Çapraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı, Düğme, Fermuar
- Gerelti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Perde
- Doğrultmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Kazanmak
- Fevkalade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü, Beklenmedik, Görülmedik, İşitilmedik; Aşırı, Çok Fazla
- Pes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeter, Teslim
- Gebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Hamile, İki Canlı, Yüklü, Aylı
- Savruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Dikkatsiz, Düzensiz
- Tahrip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkma, Yıkım, Bozma, Kırıp Dökme, Yıkımlama
- Alavere Dalavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Gayda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tulum
- Kara Elmas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karbonado, Maden Kömürü
- Tebessüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülümseme, Gülücük
- Atölye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlik
- Yazın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyat
- Mihriban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babacan, Sevecen
- Tecelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Kader, Belirme, Görünme
- Bir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Tek, Aynı, Müşterek, Yalnız, Eşit, Ancak, Benzer, Eş, Sadece, Tek, Vahit
- Derlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplamak, Düzenlemek, Biriktirmek, Dermek, Tedvin Etmek
- Dikey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dik, Şakuli, Vertikal, Amudi
- Giz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peçe, Sır
- Çingene Ahtapotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur
- Bekas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çulluk
- Hınzırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Domuzluk
- Unutulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küllenmek
- Anayasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Esas Kanun, Konstitüsyon, Temel
- Tahtakurusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahtabiti
- Gamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasalı, Kaygılı, Kederli, Üzüntülü
- İllüzyonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözbağcı
- Yöneltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Vermek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü