Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islak, Rutubet, Teril, Höt - Bühtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftira, Karacılık
- Paşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Uslu
- Glayöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuzgunkılıcı
- Zincir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Demir Bağ, Pranga
- Mahsuldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Yüzyıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asır
- Isı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararet, Sıcaklık
- Fevvare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıskiye
- Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamer, Mah
- Tereddüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraksama, Kararsızlık, İkircim
- Sosyalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumculuk
- Tutarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rabıta, Uygunluk
- Münakaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma, Atışma, Çekişme, Aytışma
- Hırsızlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak
- İhtiva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçerme, Kavrama
- Kullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalıştırmak, Yararlanmak, Almak, Değerlendirmek, Dökmek, Giymek, Harcamak, İçmek, İstismar Etmek, İşletmek, Sarf Etmek, Sömürmek, Takmak, Tutmak, Yönetmek
- Kafatası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelle
- Seyirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleyici, Temaşabin, Temaşacı
- Leçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başörtüsü
- Met kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarma
- Sarkıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damla Taş, Stalaktit
- Diskotek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulüp, Disko
- Zat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kişi, Kimse, Adam, Kendi, Nesne, Şahıs, Şey
- Efsuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürükçü
- Şeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Çirkin, Alçakça, Ahlak Dışı, İnsanlık Dışı
- Yağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kel
- Çevrimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli
- Oynamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak, Hareket Etmek, Karıştırmak, Kımıldamak
- Sükûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sükûnet, Dinme, Dinginlik, Devinimsizlik
- Armağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hediye, Mükâfat, Ödül, Bağış, İhsan, Yadigâr
- Isı Ölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalorimetre
- Gider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masraf, Harcama, Çıkar, Mahariç, Masarif
- Abapuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abalı
- Gureba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimsesizler
- Esef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Tasa, Üzüntü, Acınma, Yerinme
- Fikren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zihnen
- Asil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu, Vekil Olmayan, Necabetli
- Misli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, Katı
- Yanıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehiv, Yanlışlık
- Zeki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeyrek, Akıllı, Uslu, Anlaklı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü