Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�ltica ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Temelinden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esasen
- Görülen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıdık
- Çatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Hurafe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körinanç, Boş İnan, Sanaka
- Elmastıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmas
- Cevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Elmas, Mücevher
- Nakzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Sergileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhir
- Kazara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden, Gözlenilmeden, Rastgele, Tesadüfen, Yanlışlıkla, Kazaen, Rastgele
- Umumiyetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Talihsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şanssızlık
- Lâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz
- Muziplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takılganlık
- Çıkış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Yokuş
- Mevzii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerel
- Bitimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlu, Sonuçlu, Sınırlı, Mütenahi
- Müstahdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hademe
- Tefsirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müfessir, Yorumcu, Açıklamacı
- Damıtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmbik
- Temyiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırt Etme, Farklandırma, Seçme
- Mitoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylencebilim
- Dengelem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilanço
- Mahkeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıevi, Yargı Yeri, Duruşma
- Uşak Bahçesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anaokulu
- Silgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silecek
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Kara Tahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Levha, Tahta, Yazı Tahtası
- Yular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedek
- Ahmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Aptal, Bön, Dangalak, Salak
- Kasvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Gam, Hüzün, Keder
- Gevşetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak
- Koçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kucaklamak
- Şırlağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıntı
- İki Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Hamile
- Gafilce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aymazca
- Genç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jön, Civan, Körpe, Taze, Yaş, Dinç, Toy
- Keyifsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Rahatsız
- Sarman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Büyük, Sarı Tüylü Kedi, Azman
- Elbette kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüphesiz, Kuşkusuz, Elbet, Nasıl, Nasılsa, Pekâlâ, Zahir, Herhalde
- Yabancılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadırgamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü