Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Keyifsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Rahatsız - Lama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deve
- Lezzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tat, Tadım, Haz, Tat, Zevk
- Çıkak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıt, Mahreç; Boğumlanma Noktası
- Dingil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Eksen, Mihver, Ok, Salak, Mil, Aks
- Çirk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir
- Mütenakız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak, Çelişmek
- Muasır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaş, Modern
- Kuran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelam-ı Kadim, Mushaf
- Yellencek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıncak, Tahterevalli
- Ağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Koca
- Zangırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Sebze Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırasa
- Müzeyyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslenmiş
- Şekilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimci, Ek
- Uruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy, Sülale, Tohum, Döl, Nesil, Aile, Kabile
- Eş Sesli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesteş, Homonim
- Meram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Gaye, İstek, Maksat, Erek, İstem
- Soymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Garet Etmek, Vurmak, Yüzmek
- Güvenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emin, Emniyetli, Tehlikesiz
- Konmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Konulmak, Koyulmak, Salınmak
- Dinlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstirahat Etmek, Önemsenmek, Sözü Geçer Olmak, Dincelmek
- Avunç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- İhmalkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklık
- Ağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı File, Örgü, Şebeke, Tor, Tuzak
- Duyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyu, İstihbarat, İzlenim, İhsas
- Işınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Radyasyon
- Çıpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir
- Sürücü Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet
- Alışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isınmak, İntibak
- Kızışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın
- Pasta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rulo
- Dip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Derin, Kıç, Kök, Taban
- Kasap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hunhar
- İs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurum, Sürme
- Mahal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevki, Mevzi, Yer, Yöre
- Yakut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saha
- Zarar Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak, Kötülük Etmek
- Veledizina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piç
- Tıntın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz, Bomboş, Boş, Cahil
- Mevkuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuklu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü