Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
İn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, Kümes, Mağara, Yuva, İçeri - Yalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahil
- Teşkilatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütçü
- Tırı Vırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Boş, Değersiz
- Hol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sofa
- Taharetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet
- Vantuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmen; Şişe
- Çandır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Melez, Yaban
- Ödev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazife, Borç, Zorunluluk, Vecibe, Mükellefiyet
- Havadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayı, Torpil, Velinimet, Havası Bol, Yeleken, Yeles
- İtaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlemek, Ram Olmak
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
- Orman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşe
- Tul Derecesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam
- Siklamen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavşankulağı, Buhurumeryem
- Gelin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Ağababa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede, Ata
- Çileli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntılı
- Lakırtı Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Düzeltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarmak, Toplamak, Yapmak
- Sere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sele
- Teknik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Yordam, Yöntem, Uygulayım
- Gram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağram
- Fert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birey
- Bilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keskinleştirmek
- Yakışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek, Gitmek, Kaldırmak, Yaraşmak
- Arz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Sunum, Bilgi Verme, Yeryüzü, Yerküre, Yer Yuvarlağı, Dünya, En, Maruzat, Yer
- Lüzumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Gerekli, Lazım
- Lületaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskişehir Taşı, Denizköpüğü
- Mihsap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abaküs
- Dolaysız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilavasıta, Direkt, Doğrudan Doğruya
- Müştehi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli
- Püre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezme
- İdam Cezası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdam
- Münekkitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmenlik
- Sömestir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl
- Ebeveyn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Baba, Ata Ana, Valideyn
- Deklare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirme
- Kesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Azaltmak, Biçmek, Bölmek, Dayandırmak, Doğramak, Durdurmak, Gidermek, Kararlaştırmak, Kırpmak, Kötülemek, Parçalamak, Susmak, Yontmak
- Bağırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek, Kükremek
- Basımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matbaa
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü