Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tul Derecesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam - Ekosuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankısız
- Laflamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Sohbet Etmek
- Öğürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böğürmek
- Konvertibilite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrilgenlik
- Mesuliyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Geciktirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Avuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- İdam Cezası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdam
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Uyutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Alakadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgili
- Mürai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Alabık
- Kohumbazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltimas
- Heyecanlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek, Coşmak, Kaynamak
- Sıhhatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıksız, Kuşkulu
- Kesmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiza
- Kayşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayma Göçü, Heyelan
- Rüya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Hayal, Umut
- Muvazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paralel
- Aferist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalavereci, Çıkarcı
- Namuslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Emniyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenlikli, Emin, Güvenilir
- Dönüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devir
- Hop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayan
- Abdarlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfadelilik, Manalılık, Tesirlilik
- Bakiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalan, Artan, Kalıntı
- Günlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarihli
- Pudra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirşan
- Huylanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkillenmek, Kuşkulanmak, Pirelenmek, Şeklenmek, Şüphelenmek
- Alık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşkın, Düşüncesiz, Beceriksiz, Akılsız, Aptal, Bön, Budala, Sersem
- Kovan Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melisa, Oğul Otu
- Merak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
- Fondöten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Riayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak
- Tutya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çinko, Sürme
- Raşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürperme, Ürperiş
- Ödün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taviz, Ödünleme, İvaz, Tavizat
- Feci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı, Facialı, Musibetli, Trajik, Yürek Er Acısı
- Başarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffakiyet, Sükse
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü