Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�e�ni ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sıyga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Bağımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstakil, Tek Başına, Azat, Hür, Özgür, Özerk, Mutlak
- Sıkılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- İlkyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar, Bahar
- Lenf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akkan
- Turfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Nadir
- Lup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüteç
- Rastgele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Kazara, Tesadüfen
- Çift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkili, Çifte, Eş, Koşa
- Rıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, İstek, Onaşma, İzin, Olur
- Kızgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Hırslı, Sert
- İlahe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umay, Tanrıça
- Gösterişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alımlı, Güzel, Ağır, Ağırbaşlı, Görkemli, Lüks, Oturaklı, Zengin
- Acımasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cani, Cellat, Gaddar, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Merhametsiz, Rahimsiz
- Yaydırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevzi
- Cenabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cünüp, Taharetsizlik
- Laşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leş, Öleş
- Özlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veciz
- İlişki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Bağ, Bağlantı, İlgi, İlişik, Münasebet, Rabıta, Temas, Alaka
- Dair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzerine, Ait, İlişkin, Hakkında, Konusunda, Bir Şeyle İlgili, Bir Şey Üstüne
- Tınaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- Yeter Sayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nisap
- Akrabalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hısımlık
- Melez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırma, Karma, Hibrit, Karışık, Katışık, Kırık, Alaşman,
- Bihakkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten
- Kösele Suratlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz
- Sorun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dava, Dert, İş, Mesele, Problem, Sıkıntı, Durum
- Testere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıçkı
- Mastıçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öküzgözü
- Aşağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt, Kötü, Adi, Bayağı, Hor, Süfli
- Ekşimsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruk
- Geçimsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırgür, Hırıltı, Zıddiyet, Zırıltı
- Ses Seda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Belirti, Haber, İz
- Yararlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faydalanmak, İstifade Etmek, Anlamak, İstismar Etmek
- Hoşgörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül, Müsamaha, Tolerans, Dözüm
- Hazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sindirme, Sindirim
- Sızıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıntı
- Işınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Radyasyon
- Ehven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuz, Yeğ, Hesaplı, Daha Az Kötü, Zararsız
- Adaletten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adil
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü