Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�dentik ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek
- Hanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avrat, Bayan, Eş, Hanımefendi, Hatun, Hayat Yoldaşı, Kadın, Karı
- Asabileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek, Sinirlenmek
- İstikraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Ödünç
- Esbap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbise
- İmansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnançsızlık, Acımasızlık
- Cındır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Paçavra
- Laf Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Sokulgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişken, Sevimli
- Böbür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibir, Leopar
- Farımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak, Usanmak, Vazgeçmek, Yaşlanmak, Yıpranmak, Yorulmak
- Aldangıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuzak
- Mahsuben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesabına
- Kıskançlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haset
- Delirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Deli Olmak, Kulumak
- Veli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evliya, Ermiş, Mukaddes, Pak, Sorumlu, Eren
- Seyahatname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezilik
- Turşu Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek
- Örfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törel
- Mutat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışılmış, Alışılan, Her Zamanki
- Dans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Raks
- Münhani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri
- Ahşap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kereste, Tahta
- Meteor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı, Ağma
- Ahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonraki, Sonuncu, En Sonra, Sonunda, Sonra
- Arkaüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırtüstü
- Çalıkavak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepetçi Kavağı
- Diremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Direnmek, Durdurmak
- Tedenni Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek, Gerilemek
- Tendürüst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Sağlam
- First Lady kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başhanım
- Anormal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağan Dışı, Sıra Dışı, Dengesiz, Aykırı, Aşırı, Düzgüsüz, Davranışı Bozuk, Deli
- Hata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galat, Günah, Kusur, Suç, Yanılgı, Yanlış, Yanlışlık, Zühul, Ağdık, Yanılma
- Leh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onun İçin, Onun Tarafın; Ondan Yana
- Ziftlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek
- Yağlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semiz
- Prova kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Sınama, Yoklama, Pruva
- Işıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıldamak, Şahlanmak
- Kalemtıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalemyonan, Açacak
- Sergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam Bölme, Dolap, Vitrin, Raf
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü