Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�ce Tea ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Zil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng, Zeng Sesi
- Zeyreklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zekâ
- Sandalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandal
- Hatırşinas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygılı, Hatır Sayan
- Stoklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımlamak
- Sertifika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Başarı Belgesi, Tasdikname
- Döner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönme Kebap
- Bundan İlave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caba
- Genişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevessü Etmek, Ferahlamak, Büyümek, Gelişmek, Kabarmak, Şişmek
- Kıyın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulüm
- Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Anlaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeki
- Çatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, Erişmek, Hücum Etmek, Karşılaşmak, Rastlamak, Ulaşmak, Vasıl Olmak
- Onurlandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şereflendirme
- Resesyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk
- Necat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtuluş
- Göç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınma, Nakil, Muhaceret, Hicret
- Caygın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönek
- Geçişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesirli, Nesneli, Müteaddi
- Argaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atkı
- Prens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tigin
- Modül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parça
- Soluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefes, Sarı, Tarz, Uçuk
- İşlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamul
- Koruyucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hami, Kalkan, Muhafız, Vaki
- Ürem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getiri, Faiz, Nema
- Feryat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırma, Haykırış, Çığlık
- Gevrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Sulu
- Gazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçmak
- Hümanizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adamcıllık
- Yaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Sahil, Kenar, Semt, Taraf, Yakalık
- Cılız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska, Eneze, Nahif, Çelimsiz, Basit, Değersiz, Güçsüz, Zayıf, Cansız, Gelişmemiş
- Serdabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanduka
- Kartbasan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçkâğıtçı
- Tarik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol
- Şaşkaloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşı, Şaşkın
- Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devam, Kesim, Kıta, Tane, Kısım
- Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akçe, Kazanç, Kredi, Nakit, Pul, Vakıf, Varlık
- Söyleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzakere Etmek
- İkram Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü