Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ma - Sismograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depremölçer
- Saymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Demek, Gitmek, Hürmet Etmek, Önemsemek, Sıralamak, Tanımak, Tutmak
- Basmakalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Klişe, harcıâlem, bilineni tekrarlayan, sloganvari
- Gezinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koridor, Seyran, Sofa
- Mendirek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalgakıran
- Façalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Zen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Yalnızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Sadece, Salt, Sırf, Tek, Yalnız
- Büğet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Akarsu Birikintisi, Gölcük
- Bedava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız, Ücretsiz, Karşılıksız, Emeksiz, Beleş, Caba, Havayi, Meccanen, Müft, Pulsuz
- Peşinen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önceden
- Güçsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âciz, Çelimsiz, Kof, Ölü, Pestil
- Dil Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilcilik, Lisaniyat, Lengüistik
- Sertifika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Başarı Belgesi, Tasdikname
- Sây kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, İş, Çalışma
- Rahatsız Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Obstrüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önleme, Engelleme
- Nazar Boncuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Boncuğu, Tek
- Gevşeklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rehavet
- Suvarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulamak
- Skala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gam
- Hudayinabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendiliğinden
- Sallanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irgalanmak, Kımıldamak, Sarkmak, Titremek
- Üniversite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darülfünun, Birdem, Fakülteler Birliği
- Arızi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelip Geçici, Eğreti, Dıştan Gelen, Sonradan Olan
- Sema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökyüzü, Gök
- Matine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüz Seansı
- Koğuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- Yerleşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Murat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek, İstemek
- Faça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çehre, Giysi, Surat, Yüz
- Reprodüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğaltma
- Katmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Beslemek, Karıştırmak, Koymak, Salmak, Ulamak, Vermek, İlave Etmek
- Darp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövme, Vurma, Vuruş, Çarpma
- Karikatürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karikatürist
- Vahşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabanıllık, Korku
- Oturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet Etmek, Geçmek, Göçmek, Kalmak, Kökleşmek, Yaşamak, Yerleşmek
- İnkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksayım, Olumsuz, Gizleme, Yadsıma
- Tip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşit, Sima, Sistem, Tür, Örnek, İlgi Çekici, Değişik
- Müptelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Bağımlı, Tutkun, Âşık, Manyak, Meraklı, Vurgun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü