Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mendirek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalgakıran - Eşhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahıslar, Kişiler
- Terbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Eğitim, Görgü
- Alıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktibas
- Topyekûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümden, Toptan, Hamı, Umumi
- Merasim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören, Yol Yordam
- Büyük Ana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Anne
- Çeşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pınar
- İnhitat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Gerilemek
- Şahsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel, Kişisel, Kişilik
- Kaldırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül
- Tapon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılık, Niteliği Düşük
- Dirayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Beceriklilik, Seziş, İktidar, Kabiliyet, Zekâ
- Şaka Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişmek
- Vazgeçme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ricat
- Örtük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapalı, Örtülü
- Ham Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ham Mal
- Bodur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bacaksız, Bastıbacak, Bücür, Alçakboylu, Cırttan, Kısaboy
- Akyuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lökosit
- Minkab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burgu
- Tabip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Doktor, Sağaltman, Sagan
- Ataerkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pederşahi, Patriarkal, Atahakan
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Merkep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşek, Karakaçan
- Epilepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarık, Sara
- Arasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Uymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Dinlemek, Gelmek, Yaraşmak, Tabi Olmak, Tebaiyet Etmek, Denk Gelmek
- İsticar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiralamak
- Çapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Postacı
- Komisyoncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arapaycı, Aracı, Simsar
- Kıtır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Çatal Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesur, Korkusuz
- Yüce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu, Büyük, Ulvi, Yüksek
- Bedahet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellilik, Apaçıklık, Bayıklık, Birdenbirelik
- Kurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Çalım, Gösteriş, Gurur, İs, Kasıntı, Kuruluş, Müessese, Tekebbür, Tesis, Büyüklenme, Azamet
- Gibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmişçesine, Benzer Biçimde, Teki, O Anda, Tam O Sırada, Hemen Arkasından, Kabil, Kadar
- Telepati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyum
- Sadasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ker
- Fasile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Familya
- Keskinleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilemek
- Tiroit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkanbezi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü