Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ucuzla�t�rma ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Cızıktırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Yazmak
- Faaliyetler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat
- Ketmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapa
- Eş Anlamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamdaş, Müteradif, Sinonim
- Epey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Hayli, Oldukça, Oldukça Çok, Az Denmeyecek Kadar
- Kasmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaltmak
- Edepsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirret, Terbiyesiz, Sıkılmaz, Ahlaksız, Densiz
- Düşkünleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Çatalağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adacık, Delta
- Ahvalruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava
- Muhtel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk
- Yüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak, Göçürmek, Havale Etmek
- Akort kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Uyum
- Bitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Argın, Halsiz, Bitkin, Yorgun
- Katalog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizit, Fihrist, Yayınevi
- Müsteşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcısı, Yönetken
- Ölçüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Mukayese Etmek, Yarışmak, Müsabaka Etmek
- Bozuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü
- Olanaksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkânsız
- Ayarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakikleştirmek, Köklemek
- Dindar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman, Mütedeyyin
- İyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükün
- Dal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Bölüm, Arka, Boyun, Branş, Budak, Çıplak, Ense, İhtisas, Omuz, Şube, Yalın, Birlik, Sırt, Düz
- Sanem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burkat, Put
- Rahatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin, Keyifsiz, Hasta
- Kurtarıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halaskâr, Kurtaran
- Pesimist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümser
- Esen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıhhatli, Sağlam, Güçlü, İyi, Selamet, Sağlıklı, Salim
- Dalaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırgür
- Sınav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoklama, İmtihan
- Parça Pürçük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az
- Talep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilek, İstek, İstem
- Sevinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnuniyet
- Ansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Birdenbire, Ani, Anide, Aniden, Ansız, Apansız, Apansızın, Dangadak, Defaten, Durup Dururken, Fücceten, Gürpedek, Larp, Larpadak, Patadak, Pattadak, Rappadak, Şakkadak, Şapadanak, Şappadak, Şırakkadak, Bedaheten, Fücceten, Nagehan, Vehleten, Gafleten, Ani Olarak, Nagehani, Hiç Beklenmedik Bir Anda
- Yeğnik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif
- Şişmanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz
- Kekeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keke, Peltek
- Çatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Güdüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk, İdare
- Tavlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü