Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağlup, Aşınmış
- Izrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar Verme, Zarara Sokma
- Tutaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutacak
- Mostra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermelik, Örnek, Örneklik, Numunelik
- Efüzyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızınım
- Efkârlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak, Kaygılanmak
- Diploma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik Belgesi, İcazet, Lisans Belgesi, İcazetname, Şahadetname
- Kızılyörük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılancık
- Fistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Entari, Pilili Eteklik
- Urba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi
- Mütehassıs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzman
- Taziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başsağlığı, Taziye
- İstida kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Oluşturulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekillendirilmek
- Kapı Zengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokmak
- Resesyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk
- İtiraz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişmek, Yuhalamak
- Ertem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep
- Zirzibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp, Süprüntü
- Bisturi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşter
- Eşref kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Kutsal, Çok Onurlu, Çok Şerefli
- Lepirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzci
- Ergonomik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlevsel, İşbilimsel, Elverişli, Kullanışlı
- Sömestri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl, Dönem
- Mihman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıcı, Konuk
- Semptom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti
- Kuluduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın, Deli
- İtelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtmek
- Sürümü Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Sokmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saplamak, Tıkmak, Zehirlemek
- Ön Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arife
- Beter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Berbat, Daha Kötü, Çok kötü
- Öğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsil, Talim, Tedrisat
- Sıkıntılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Dar, Dumanlı, Kara
- Etkinlik Merkezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oditoryum
- Ara Bozuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat
- Zanaatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaatkâr
- Alışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isınmak, İntibak
- Röfle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölge
- Dipdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapishane
- Kabine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hela, Hükûmet, Bakanlar Kurulu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü