Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tesit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlama
- Onmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şifa Bulmak, İyileşmek
- İçin İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli Gizli, Yavaş Yavaş, Açığa Vurmayarak
- Karşılık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Karşılamak
- Pansuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sargı, Sarık
- Pinpon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı
- Armada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanma
- Tanıtlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat
- Geçinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Maişet
- Sima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, Kimse, Yüz, Çehre, Surat
- Utangaçlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahcubiyet
- Azmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuduz
- Manastır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keşiş Yurdu
- Etli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolgun, Kalın
- Alev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalaz, Yalım, Alaz, Kıvılcım, Şule, Yalın
- Meraklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Umursamak, Tasalanmak, Üzülmek
- Kaynamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fokurdamak, Artmak, Coşmak, Çoğalmak, İyileşmek, Yoğunlaşmak
- Abes Yere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Misk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mis
- Virman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarım
- Patetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı
- Serencam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıbet
- İtmam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme, Tamamlama
- Varlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcudiyet, Zenginlik, Servet, Hayat, Mal, Mülk, Ömür, Para, Sermaye, Üzeri, Vücut, Varsıllık, Variyet, Önemli, Yararlı, Değerli, Popülasyon
- Kenetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bentlemek, Bitiştirmek, Kilitlemek
- Zehretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkmak, Üzmek
- Ziyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Kayıp, Hasar, Hüsran, Zayiat
- Kırtasiyecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürokrasi
- Savruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Dikkatsiz, Düzensiz
- Vasıl Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek
- Sıkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mandal
- Gönül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Can, Dil, Hatır, İçeri, İstek, Kalp, Karın, Sine, Yürek
- Ahır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dam
- Yakıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkili, Dokunaklı, Yakan
- Melahatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirin
- İhtişam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Haşmet, Büyüklük, Göz Alıcılık, Gösterişlilik
- Sümük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtık, Kemik
- Evinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Kof
- Yedirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Karnını Doyurmak, Rüşvet Vermek
- Belirleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin, Tespit
- Söyleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelam
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü