Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Armada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanma
- Seçmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müntehip, Saylavcı, Seçici
- Hipopotam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Aygırı
- Belirteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarf
- Firar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçma, Kaçış, Kurtulma
- Keçiyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika
- Meydana Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serdetmek
- Teçhizat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donatım, Donanım
- Nefis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Hoş, Güzel, Kişilik, Çok Hoş, Oflaz
- Gösterişlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şan
- Yapılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri
- Karikatür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taslak
- Kifayetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetersiz
- Güvey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damat, Küreken, Yezne
- Fakirce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul
- Meni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ersuyu, Sperm, Atmık, Bel
- Sayılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ad
- Git kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yallah
- Mutantan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli
- Ortada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsus
- Hapishane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapis, İçeri, Kafes, Mahpus, Tekke, Tutukevi, Dam
- Sarıerik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayısı
- Uğraşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, Müsademe, Savaş
- Ağı Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baldıran
- Muadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşit, Dengeşik, Denk, Eşdeğer
- Tıpkısının Aynısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıpatıp
- Deli Dolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Patavatsız
- Kuyumcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zerger, Mücevherci
- Avadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demirbaş
- Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Buyurmak, Çalışmak, Çıkmak, Dayanmak, Değerlendirmek, Düşmek, Geçmek, Gezmek, İşlemek, Karşılamak, Ölmek, Saymak, Ulaşmak, Uzanmak, Varmak, Yakışmak, Yapmak, Yaraşmak, Yetişmek, Yetmek, Yürümek
- İhlal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Dokunma, Zarar Verme
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Hilekârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Şahin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan, Sungur
- Tazim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ululama
- Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek
- Ünlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nida
- Sızlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınma, Şikâyet, Vızıltı, Yaygara
- Gözetmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- Işıldayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Çekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü