Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Teori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuram, Nazariye
- Basketbol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çembertopu
- Zira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çünkü
- Demevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirli
- Sönük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Zayıf
- Boğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmik, Kursak, İaşe, Dar Geçit, Yeme İçme, Gebe Hayvan
- Esas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Başlıca, Gerekçe, Gövde, Hakikat, İlke, Kök, Mahiyet, Omurga, Temel, Üs, Ana Öge, Asal
- Belirteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarf
- Arkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıl
- Etüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, İncelemek
- Gizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklamak, Örtmek
- Uçantop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Voleybol
- Ceride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazete, Tutanak, Kayıt Defteri
- Anlayışsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Değişebilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişken
- Kundaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Başsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşi
- İnziva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terkidünyalık, Köşeye Çekilme, Suğma
- Restorasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarım, Yenileme
- Cepçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankesici
- Yeğni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif
- Giranbaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Üstünkörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Gelişigüzel, Sathi, Yalandan, Yarım Yamalak, Yüngül
- Okuryazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumuş, Bilgili, Aydın, Alim
- Köydeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Oylaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzakere, Tezekkür
- Üç Buçuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Üstünkörü
- Referandum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Oylaması, Halk Oyu, Kamu oylaması
- Onamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tensip Etmek, Tasvip Etmek
- Seyretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temaşa
- Mütezayit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artan, Çoğalan
- Doğrultmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Kazanmak
- Kalıtsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genetik, İrsi
- Yiyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur, Mürtekip, Mürteşi
- Stratus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmanbulut
- Terminal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstasyon, Gar
- Telekomünikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uziletişim
- Kırılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alınmak, Azalmak, Darılmak, Gücenmek, İçerlemek, İncimek, İncinmek, Sınmak, Yatışmak
- Yaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyar, Karı, Koca, Pinpon, (Göz) Sulanmış
- Ön Yargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm
- Oyun Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü