Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cedit, Taze, Acar, Gıcır Gıcır, Henüz, Sıfır, Kullanılmamış, Nev
- Referans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvuru, Kaynak, Tavsiye, Tanıtmalık, Yeterlilik
- Paha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Eder, Fiyat, Karşılık, Kıymet
- Devinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldanmak
- Maldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Familya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Eş, Fasile, Karı, Bölüm
- Terakkiperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerici
- Sıhhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık, Esenlik; Doğruluk
- Gereğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Tartılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülü
- Darülaceze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünler Evi
- Sülf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kükürt
- Dışa Vurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Yüğrük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevik, Güçlü
- Prostela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önlük
- Açıkgöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz, Uyanık, Cingöz, Jandarma
- İntihar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölünç
- Resmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizmek, İşlemek
- Pahalılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalanmak
- Dilekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ariza, İstida, Arzuhal
- Murakıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetçi
- Hüsran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Ziyan
- Hayâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanç, Utanma, Sıkılma, Ut, Utanma Duygusu
- Ölünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntihar
- Tabak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşkap
- Kavilleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak
- Yavru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bala, Çocuk, Evlat, Döl, Küçük
- Karık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark
- Eliminasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleme
- Kapitalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermayedar
- Olur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rıza, Muvafakat, Evet, Olabilir, Tamam, Yakşı
- Bozgunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ordu Bozanlık, Fesatçılık, Fitnecilik
- Esrimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaşyolmak; Vecde Gelmek; Mest Olmak, Sarhoş Olmak
- Kin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hınç, Garaz, Nefret, Güçlü
- Karizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergi, Etkileyicilik, Büyü
- Nakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma, Göç, Aktarım, Geçirme, Aktarma, Tayin, Atama, İletim, Göçürme, İletken, İletme, Aktarış, Taşın
- İlla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hele, İlle, Özellikle
- Türe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Hukuk
- Atfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yastamak, Dayamak, Yüklemek, Yöneltmek, Çevirmek, Vermek
- Dekor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara
- Gücük Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şubat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü