Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tasvip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onama, Onaylama
- Uydurmaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Sahte
- Doğrulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelmek, Düzelmek, Kalkınmak, Kalkmak
- Sistem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizge, Düzen, Ayar, Yöntem, Dizim, Cümle, Tertibat, Yol, Takım, Öğreti
- Şok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırtıcı
- Zahife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürüngen
- Tahattur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Yapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bina, Bünye, Kuruluş, Mimari, Örgü, İnşaat, Strüktür, Konstrüksiyon, Yol
- Formen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ustabaşı
- Miğfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Tolga, Tuğulga
- Fent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile, Düzen
- Obaştanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahur
- Zorbalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahakküm
- İttihat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme, Birlik Kurma, Bir Olma
- Gündeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güncel
- Kucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aguş, İç, Koyun, Ocak, Ortam
- Açılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küşat
- Talim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretim, Alıştırma, Yetiştirme
- Arzıtilek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utarit, Merkür
- İhtiyatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınımsız
- Bıkkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanmış, Bezmiş, Yanık
- Kamera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınalga, Alıcı, Kameraman, Almaç, Kameriye, Çardak
- Kıvracık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamarat
- Albastı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Loğusa Humması
- Neoplazma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur
- Şecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğitlik, Yüreklilik
- Endişeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılı
- Siftah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlk Kez Olarak
- Utanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ekşimek, Haya Etmek, Korkmak, Sıkılmak, Şişmek
- Yurtlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskan Etmek
- Muaddel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik
- Harap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkık, Bitkin, Laçka, Perişan, Viran, Yorgun
- Ön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beri, Önce, Mukaddem, Evvel, İleri, Üstün, Makbul, Kabak, Civar, Huzur, İlk, Karşı, Kat, Yamaç, Yöre
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- Harfler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hurufat
- Kerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keser
- Artakalan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Fazla, Artmış, Ziyade
- Gün Batısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı
- Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Güfte, Kelam, Kelime, Laf, Lafız, Lakırdı, Lakırtı, Lügat, Nazire, Nutuk, Söylenti, Sözcük
- Beynelhalk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enternasyonal
- Çabalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceht Etmek, Gayret Etmek, Çalışmak, Uğraşmak, Debelenmek, Yanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü