Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Artakalan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Fazla, Artmış, Ziyade
- Zulmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlık, Zifiri
- Arter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atardamar, Trafiği Çok Yoğun Olan Yol
- Eğmeçli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri
- Mühimsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek
- Komünist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızıl
- Kentçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Dahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökeli, Bile, Da, Hatta, De
- Pişmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nedamet, Yeringenlik, İldimlik
- Ekseriya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Genellikle, En Çoğu, Çoğun
- Omuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiğin, Dal
- Lento kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunduruk
- Cidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Köstek, Zar, Çeper
- Tazelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepmek
- Yamuk Yumuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamru Yumru
- Liva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak, Tugay
- Anekdot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykücük, Kısa Anlatı, Güldürücü Öykücük
- Salahiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetki
- Baştanımazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşizm
- Karşı Durmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek, Göğüslemek
- İlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Bilim, Nitelik, Özellik
- Mutasavvıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sufi, Gizemci
- Çelişki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenakuz, Tezat, Zıddiyet
- Kibir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Böbür, Burun, Gurur, Kasıntı, Büyüklük, Ululuk, Büyüklenme, Onur
- Seyrüsefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidişgeliş, Katnav, Trafik
- Risk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Riziko, Çekince, Hatar, Tehlike
- Koçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabadayı
- Otobiyografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgeçmişsel
- Manivela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselteç, Kaldıraç
- Köşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tun, Bucak, Çene, İbik, Künç, Zaviye, Kuytu, Tenha, Ücra, Korner
- Nakşetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazımak
- Havalename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havale
- Hissiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusuz
- Üçayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sacayağı
- Haşmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem
- Issızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet
- Temkinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ilımlı, Ölçülü, Sakınımlı
- Restorasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarım, Yenileme
- Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akçe, Kazanç, Kredi, Nakit, Pul, Vakıf, Varlık
- Zevk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek
- Başkaldırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırı, Mukabele
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü