Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tabiaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan
- Yetirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdare Etmek, Tamamlamak
- Çim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alak Otu
- Çekici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cazip, Ilımlı, Cazibedar, Dişi, Cazibeli
- Emniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asayiş, Emin Amanlık, Güven, Güvenlik, İtimat, İnanma, İnanç
- Fikirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı
- Ufunet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pis Koku, Yangı, Cerahat, İrin
- Gururlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağrur
- Omuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiğin, Dal
- Bigünah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahsız
- Boğumlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telaffuz
- Lise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaöğretim, İdadi
- Yargılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhakeme Etmek
- Yol Halısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolluk
- Böbür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibir, Leopar
- Kaderci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgıcı
- Geçimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedreftar, Huysuz, Şirret, Yola Gitmeyen, Kavgacı
- Taşıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fosil, Mütehase
- Bulaşmış Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- Sorguç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğ; Tepelik
- Sönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek, Tükenmek, Yitmek, Yok Olmak
- Çekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Karayandık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devedikeni
- Şakketmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Yarmak
- Ataerkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pederşahi, Patriarkal, Atahakan
- Saklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafaza
- Muhafazakârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuculuk
- Lav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürük
- Urgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kement, Halat
- Vahim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tehlikeli, Ağır, Ciddi, Korkulu
- Anlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşmak, Sözleşmek, Kavilleşmek, Bağdaşmak, Kaynaşmak, Uzlaşmak, Barışmak, Geçinmek
- Beğenilmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, İtici
- Kat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Yol Almak
- Burhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt; Belgit
- Taze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Dinç, Yaş, Yeni, Yorulmamış
- Yağmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Göz Gezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Atmak
- Zıddiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişki, Tenakuz, Uyuşmazlık, Karşıtlık
- Tertip Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak, Sıralamak, Dizmek, Düzmek, Düzen Vermek, Düzenlemek
- İnanç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüş, İman, İtikat, Kanaat, Kanı, Emniyet, Öğreti
- Farsça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemce
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü