Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Urgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kement, Halat
- Yuvak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silindir
- Seğirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk veya Sıçrayarak Yürümek, Koşarak Gitmek
- Kutsallaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsamak
- Alak Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çim
- Çekme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Göz Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Gezdirmek
- Mahzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı Deposu
- Mebzuliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Sağbilge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Otacı, Atasagun
- İniş Yokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Çıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halat Ucu
- Neşretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçmak, Yayımlamak
- Ev Bark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Mülk
- Seremoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Niyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek
- Göbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Karın, Kindik, Kuşak, Merkez, Nesil
- Elektrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cereyan, Çıngı, Çarpıcılık, Cazibe, Canlılık
- Zan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanı, Güman
- Tamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- İtalik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğik
- Düz Yazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnşa, Mensur, Nesir
- Komut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Emir
- Merhale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Basamak, Derece, Konak, Menzil, Safha, Evre
- Tekâsüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak, Yoğunlaşmak
- Abdug kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlama, Ayran
- Korkunç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü, Müthiş
- Frame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçeve
- Tafsilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Detay, Ayrıntılar
- Hasebiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolayısıyla, Ötürü, Den Ötürü
- Kodifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Harmanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Çap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı, Bozuk, Dolaşık, Eğri, Ölçek, Kutur, Ölçü, Değer
- İyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Sağlıklı, Aşırı, Uğurlu, Hayırlı, Âlâ, Bol, Çok, Düzgün, Esen, Güzel, Hayır, Uygun, Yakşı, Yerinde
- İlerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Kalkınmak, Yürümek
- Adına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesabına, Namına, Yerine
- Asistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Ferdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahsi, Özel, Bireysel, Kişisel, Tek Başına, Tekçe
- Klasik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşik, Alışılmış
- Bağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sihir, Büyü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü