Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gabilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Kefere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman Olmayanlar, Kafirler
- Müttehit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik
- Jips kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçı, Alçıtaşı
- Vardiya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nöbet
- Borçlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedeyyün Etmek
- Hazin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzücü, Acıklı, Elim, Dokunaklı, Okunaklı, Hüzünlü
- Varsayımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farazi
- Mahşer Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- Deprenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldamak, Kımıldanmak, Sarsılmak
- Sefihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halt Etmek
- İfşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açığa Vurmak, Açıklamak, Dökmek
- Ziftlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek
- Fütur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezginlik, Usanç, Umutsuzluk
- Rikkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Kibar, Nazik
- Yaraşır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Şayan, Uygun
- Karşıtduygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antipati
- Yaya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piyade, Ayakla, Geçici, Yayan
- Sepilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamak
- Betik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitap, Mektup, Tezkere, Pusula
- Haleldar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Sarsmak
- Kurnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Cambaz, Çakal, Kurt, Uyanık
- Savsaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal Etmek, Ertelemek, Lengitmek, Sallamak, Uğunmak
- Vasıtalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık
- Süzek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filtre, Süzgeç
- Tartılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülü
- Askat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ecza, Bölen
- Hepten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamıyla
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Eyvah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüh, Yazık
- Yanay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Profil
- Affeylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetmek
- Şaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haydut, Kuldur, Soygunçu
- Efkârsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasasız
- Numune kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emsal, Göstermelik, Örnek
- Fikren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zihnen
- Zaaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Düşkünlük, Zayıflık, Dayanamama
- Sokulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girmek, Vurmak, Yaklaşmak, Yanaşmak
- Sırtarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırıtmak
- Tutkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiraslı
- Kayıplar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayiat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü