Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Peltek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekeme, Pepe
- Açık Oturum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panel, Açık İclas
- Sosyolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilimci
- Bagaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Başkaldırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırı, Mukabele
- Epistemoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi bilim
- Muhafazakârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuculuk
- Düğün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Cemiyet, Tören, Toy, Deri, Dernek
- Meşguliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraş
- Yurt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatan, Memleket, Diyar, Dar, El, Emlak, İl, Konut, Mekân
- Masif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Som, Çıta
- Tetkik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, İncelemek
- İstiklal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsızlık
- Kopça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraz
- Yandan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Profilden
- Meşgul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu
- Neciplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalet, Efendilik
- Yüzyıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asırlık
- Yıldız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Kuzey, Şans, Talih, Sitare, Seyyare, Star
- Uşak Salma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürtaj
- Cari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akan, Akar, Geçerli, Yürür, Yürürlükte Olan, Olagelen, Geçen
- Sütliman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Gürültüsüz, Olaysız
- Bakaya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıntılar
- Harbi Deste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müfreze
- Ordubozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arabozucu, Oyunbozan, Varis
- Yüzük Kaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çepçevre, Çepeçevre
- Çevirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri, Muhasara, Sarma
- Paratoner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldırımlık, Yıldırım Savan
- Etnografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunbetimsel
- Müsaade Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütfetmek
- Yumuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tombul
- Olabilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimalî, Olanaklı, Mümkün
- Töz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cevher, Kök, Temel
- Yerleşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Taşımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Dökmek, Duymak, Giymek, Hissetmek, Kaldırmak, Katlanmak, Üstlenmek, Nakletmek
- Pekitme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekit
- Basma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gübre, Matbu, Tezek
- Yanılsama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galatıhis
- Takviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamlaştırma, Destek, Pekiştirme, Kuvvetlendirme, Berkitme, Güçlendirme
- Yönelteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direksiyon
- Kayırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Makaslamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü