Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pekitme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekit
- Muayyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirli, Belli, Kararlaştırılmış
- Panzehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıkıran, Antidot, Tiryak
- Haşarat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böcekler
- Şeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Çirkin, Alçakça, Ahlak Dışı, İnsanlık Dışı
- Atama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma, Nakil, Tayin
- İmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Gırtlak, Bıngıldak
- Ayrılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Boşanmak, Çıkmak, Fırlamak, Kalkmak, Terk Etmek, Gitmek, Uzaklaşmak
- Ilıman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutedil
- İnek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal
- Kızgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Öfke
- İngin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin, Nezle, Münhat, Duma
- Mütalaa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumak
- Karayanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakabarcık, Şarbon
- Şavkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işık Saçmak, Parlamak
- İlah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrı, Kuday
- Şahsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Hüviyet, Kişi, Kişilik, Kimse
- Soğurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emmek
- Gelişememiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri
- Göre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, İçin, Nazaran, Uygun Olarak, Uyarınca, Gereğince, Tevfikan, Bakılırsa, Sorulursa, Fikrince, Bağıntılı
- Fınkırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sümkürmek
- Parmaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek
- Firak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılık, Ayrılış
- Emekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekaüt, Zor, Mütekait
- Eleştirmeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münekkit, Tenkitçi
- Cılızlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurumak, Zayıflamak
- Lisanî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsel
- Hatun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Eş, Hanım, Kadın, Zevce
- Olumlu Bilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif İlim, Müspet İlim
- Çağrıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek
- Yaşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak
- Mebzul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Çok
- Uydurulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma
- Devamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütemadiyen, Sürekli, Temelli
- Bimana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma, Anlamsız, Yersiz
- Dermansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Zafiyet
- İl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El, Ülke, Vilayet, Yurt, Şehir, Valilik
- Ozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âşık, Şair
- Yergin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkin, Mezmum
- Tarhana Çorbası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarhana
- Öncelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanse Etmek, Takdim Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü