Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nakolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakar
- Rağbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, İlgi, İstek, İtibar, Beğeni, Beğenme
- Küsmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küs
- Üst Dikili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstyapı
- Döndürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Bükmek, Vermek, Yönetmek
- Muayene Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, İncelemek
- Sinonim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş Anlamlı, Anlamdaş, Müteradif
- Şarkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilim, Şarkşinaslık
- Fayton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koçu
- Ego kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ben, Benlik
- Göçkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Poligami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokeşlilik
- Hemşehri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memleketli, İldeş, Bölgedeş
- Ören kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harabe, Virane, Harabelik, Kalıntı
- Uygulamalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcraat
- Dijital kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayısal
- Şamatacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültücü, Patırtıcı
- Abartma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlave, Şişirmece, Mübalağa Etme
- Lav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürük
- Sezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feraset, His, Tehaddüs
- Âdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, İnsan, İnsanoğlu
- Kanamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek
- Oyulgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saplamak, Sokmak
- Genel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umumi, Yalpı
- Üleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bölünmek, Bölüşmek, Paylaşmak
- Yaşlı Başlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun
- Prova kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Sınama, Yoklama, Pruva
- Yersiz Hareket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Cılk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cıvık
- Tanıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, İspatlamak
- Hastane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık Evi
- Gözyaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaş
- Endüstriyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınai
- İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Amel, Davranış, Emek, Eylem, Fiil, Hizmet, İşlem, Kâr, Konu, Maslahat, Mesai, Mesele, Meslek, Nöbet, Sorun, Teamül, Uğraş, Yürürlük
- Zalim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmeden, Acımasız, Gaddar, Cellât, Katı, Kıyıcı
- Randevu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluşma, Görüş
- Öteleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal
- Puan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayı, Benek, Hal, Nokta, Ölçü, Birim
- Ana Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadde
- Andırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım
- Topallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü