Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vukufsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- İlaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Merhem, Em, Deva, Derman, Ot, Önlem
- Jupon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçetek
- Ekti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Cimri, Yüzsüz
- Elçekmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebelleş Olma
- Mürettebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayfa, Çalışman
- Kesret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Köle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bende, Esir, Kul, Tutsak
- Yüz Sathı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Ölçümü
- Az Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça
- Çığıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cırtlak
- Nevbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Olay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hadise, Hikâye, Vaka, Vakıa
- Biçem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üslup
- Şoför kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü, Haydavcı, Sürücü, Yöndemci, Kaptan
- Defol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reddol
- Kullanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarruf
- Layık Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenezzül Etmek
- Gönen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Göl; Nem, Rutubet; Nemli (Toprak)
- Jips kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçı, Alçıtaşı
- Kanıksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Usanmak
- Ana-Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebeveyn
- Ruhlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
- Aklavcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avukat
- Sihirbazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyücülük
- Dipli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin, Esaslı, Köklü, Temelli
- Açar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Aperitif
- Tercih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğleme, Seçim
- Doğrudan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten
- Muti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Eğen, İtaat Eden, Eslek
- Kampüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşke
- Skandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Şantöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkıcı (Kadın)
- First Lady kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başhanım
- İnhitat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Gerilemek
- Verdiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teamüli
- Soysal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygar, Medeni
- Dönüştürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Kuduz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kudurmak
- Sümsük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumruk, Uyuşuk, Miskin, Miskince Aptal
- Prediksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü