Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Miftah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar
- Kır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaz, Çal; Sahra; Yazı
- Pancar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pancar
- Yönetimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdari
- Çıdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklim Göstermek, Sabretmek
- Apotr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Nişangâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hedef, Bakıncak
- Yetki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salahiyet, Hak, Mezuniyet
- Pürtük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Kabarcık
- Müşterek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortak, Ortaklaşa, Bir, Birlikte, Beraber
- Karmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çengel, Kanca, Karıştırmak, Olta
- Geride Bırakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Sırlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar
- Tahtası Eksik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Şaşkın
- Leğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havsala
- Sunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz Etmek, Yollamak, Göndermek, Takdim Etmek, Tanıtmak, Çıkarmak, Tutmak
- Sonsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aposteriori
- Belletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmek, Ezberletmek
- Kayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ski
- Garet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soymak, Yağmalamak
- Defetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak, Savuşturmak, Kovmak
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Tevkici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı
- Gezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Kovcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz
- Fotometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıkölçer
- Anıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sezdirmek, İma Etmek, Telmih
- Tekerrür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlanma, Yinelenme, Yeniden Olma
- Çatışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışma, Kavga, Dek
- Tektük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az
- Müşteki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikayetçi, Yakınan, Sızlanan
- Siyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasa, Politika
- Bilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrfan, Vukuf
- Hayat Hikâyesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Yaslanan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstenit
- Dirilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can
- Teftiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetim, Murakabe, Denetleme, Bakı
- Burası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bura
- Nekahet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sayrılık Ertesi, İyisellik, İyileşme Dönemi
- Ahraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz
- Muamele Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü