Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Siyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasa, Politika
- Prezervatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaput
- Angutluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Çodar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Veciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlü, Aydın, Kıssa
- Hafriyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazı
- Habis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz; Tehlikeli, Kötücül, Kötü
- Med kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatma
- Deflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defetmek
- Omuz Omuza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- İtaatkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslimiyet
- Şehremaneti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye
- Mahpus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapsedilmiş, Tutuklu, Hapis, Hapishane
- Öz Yönetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otojestiyon
- Tahavvül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek, Dönüşmek
- Dağdağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Patırtı, Sıkıntı, Telaş
- Arıtım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rafinaj
- Tavır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Durum, Eda, Hâl, Tutum, Vaziyet, Gösteriş, Tafra
- Sabitleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tespit
- Zıt Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişmek
- Balkır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı, Şimşek
- Tatlılıkla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatlı
- Engebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalı
- Güdük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısa
- Pazartesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşembe
- Tantanalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Görkemli, Patırtılı
- Tutaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutacak
- İhtiyat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmak
- Ur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Şiş, Tümör, Yenitüreme
- Kökten Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Medya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medya'nın eş anlamı yoktur, sözlük anlamı: İletişim ortamı, iletişim araçları, kitle iletişim araçlarının tümü.
- Müsabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışmacı, Karşılaşmacı
- Kâbus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karabasan, Sıkıntı
- Muhip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seven, Dost
- Pres kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıştırıcı, Mengene, Baskı, Cendere
- Süngüç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sere
- Evlilik Dışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayrimeşru
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Hizmetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak
- Darılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alınmak, Azarlamak, Gücenmek, İncinmek, Kırılmak, Küsmek, Paylamak
- Şeb kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gece
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü