Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Müstevli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılıcı, Yayılgan, İstilacı, Salgın, Basan, Kaplayan, Bastıran
- Erişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrak
- Gözü Aç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü
- Leffetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçine Sokmak, İliştirmek
- Revize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Danışıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazaa
- Yetinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak, Kalmak, Kani Olmak, Kanmak, Kifayetlenmek, İktifa Etmek
- Mantar Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantar
- Bandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Banmak
- İnfilak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Kukumav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baykuş
- Nalça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nal
- Yozlaşmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoz
- Skeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuncuk, Küçük Oyun
- Transfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarım, Kotarım, Geçiş, Geçit, Geçme, Taşıma, Götürme, Geçirme, Alma
- Debdebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Gösterişli
- Öğrenim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maarif, Tahsil
- Tiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Keskin (Ses)
- Geriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lağım
- Abonman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürüm
- Poz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş, Çalım, Kurum, Süre
- Kalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miras
- Merhamet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak
- Yurt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatan, Memleket, Diyar, Dar, El, Emlak, İl, Konut, Mekân
- Abluka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatma, Sarma, Muhasara
- Özne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail, Müptedi
- Değerinde Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek
- Bende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kul, Köle
- Zanaatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatkâr
- Kuaför kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berber
- Teskere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedye
- Mevhibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, İhsan, Vergi
- Alplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahramanlık
- Kahvedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezve
- Büyüklüğünde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Dâhice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökelice
- Nefis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Hoş, Güzel, Kişilik, Çok Hoş, Oflaz
- Hayatileşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahakkuk
- Biteviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüze, Sürekli, Yeknesak, Boyuna, Aynı Biçimde
- Çimlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşermek, Yararlanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü